
![]()

AVCILAR
İki avcı ormanda yürüyorlarmış. Avcılardan biri bir anda yere yığılmış. Arkadaşı yere yığılan avcının nefes almadığını ve nabzının atmadığını farkedince panik yapmış ve hemen acil servisi aramış.
– Arkadaşım öldü. Ne yapabilirim, diye sormuş.
Acil serviste telefona cevap veren görevli:
– Beyefendi, öncelikle panil yapmayın. İlk olarak arkadaşınızın öldüğünden emin olmamız gerekiyor, demiş.
Görevli bunu söyledikten sonra telefonun diğer ucunda kısa bir sessizlik olmuş. Hemen ardından da bir tüfek sesi duyulmuş. Birkaç saniye sonra arayan adamın sesi yeniden duyulmuş:
– Evet, artık arkadaşımın öldüğünden kesin olarak eminim. Şimdi ne yapmalıyım?
AMEN
Çok iyi giyimli bir iş adamı Vatikan’a gelir papayla görüşmek istediğini söyler. Kendisini bir kardinale götürürler. Adam ısrar eder.
– Sizinle değil, doğrudan Papa ile ve yalnız görüşmek istiyorum.
Sonunda adamı Papa’nın huzuruna çıkarırlar.
Ama adamın ne istediğini merak edenkKardinaller kapının dışında kulak kesilmiş içeriyi dinlemektedirler.
İçeride sesler yükselmiştir.
Adam :
– 1 milyar dolar.
Papa :
– Olmaz.
– 2 milyar dolar.
– Hayır.
– 5 milyar dolar.
– Hayır.
Adam kapıyı çarpar, hışımla uzaklaşırken kardinaller içeri koşuşur.
– Sayın Papa, 5 milyar dolar muazzam bir para. Düşünün bu para ile kaç katedral, kaç kilise yapılır, dünya üzerine kaç misyoner gönderilirdi. Parayı niçin kabul etmediniz?
– Ne yani? Her duadan sonra Amen yerine Coca Cola mı deseydik?
DÜKKAN
Kayserili’nin bir ölüm döşeğindedir.
Elini güçlükle kaldırır
– Sevgili karım, burda mısın? diye sorar.
– Burdayım hayatım, der karısı.
Kayserili bu kez
– Oğlum Mehmet burda mısın? diye sorar.
Mehmet koşa koşa yatağın başucuna gelir:
– Burdayım babacığım, der.
– Ahmet, sen de burda mısın oğlum? diye sorar Kayserili.
– Evet, babacığım, der Ahmet.
Son bir gayretle:
– Kızım Perihan, sen de burda mısın? diye sorar.
Perihan ağlayarak:
– Burdayım babam, hiç yanından ayrılmadım ki, diye cevap verir.
Bu cevap üzerine canını dişine takan Kayserili son sözlerini söylemek için tüm ailesinin yaklaşmasını işaret eder ve:
– Allah sizi bildiği gibi yapsın, der. Dükkanın başında kim duruyor o zaman!
Müebbet
Epey ünlü bir mafya babası uzun uğraşlardan sonra tutuklanmış. Hakim karşısına çıkarılmadan evvel adamları ellerinde tabancalarla avukatı Temel’in yanına gelmişler ve ne olursa olsun cezanın müebbet olması gerektiğini, idam çıkarsa kendine ölümlerden ölüm beğenmesini söyleyip gitmişler.
Dava saati gelmiş. Son konuşmalar yapıldıktan sonra jüri odasına çekilmiş. Saatler süren bekleyişten sonra Temel yüzünde muzaffer bir edayla kapıya çıkıp:
– Müjdemi isterim, demiş. Karar müebbet.
– Helal avukat, demiş adamlar. Nasıl başardın?
– Sormayın, demiş Temel. Jüri beraat diye tutturdu. Kararı müebbete çevirene kadar anam ağladı!





