Ana sayfa Yazarlar Folklor Köşesi KINA EĞLENCELERİ

KINA EĞLENCELERİ

3800
0
PAYLAŞ

Merhaba Perfect Gazete okurları…

Bu ayki yazımın konusu Kına eğlenceleri
Kına’nın uzun bir geçmişi var. Eskiden ilaç yapımında kullanılındığı bilinir. Bu alanda tanımı eski Mısırlılara kadar uzanır. Boya maddesi olarak Kına\ Araplar ve İranlılarda kullanılmıştır. Hürmet uyandırmak için yaşlılar sakallarına kına sürmüşler, çöl halkı atlarının yele ve kuyruklarını kına ile renklendirmişler. Kadınlarda ise kına güzellik unsuru olarak kabul edilir.

  
Bazen bir hafta kadar süren köy düğünlerimizin en renkli günlerinden birini kına eğlenceleri meydana getirir. Anadolu’nun hemen her yerinde tertiplenen kına eğlenceleri birbirine benzemekte. Kimi gündüz kimi gece, genellikle gelin hamamından sonra kına gecesi yapılır. Gelinin evinde ve sadece kadınlar arasında oluyor ise de, yemekler ve kına güvey evinden gelir. Güvey tarafı da çoğu zaman gelin evindeki eğlencelere katılır. Maraş ve çevresinde, güvey tarafının kadınları kına yakıldıktan sonra gelini ziyarete giderler. Diğer bölgelerde kına eğlentisi bütün köy halkına açık olduğu halde, kına yakma işi herkesin gitmesinden sonra, kalan yakın akraba arasında yapılır.
Kına eğlencelerinde gelin ortaya çıkmaya utanır. Misafirler merak uyandırmak için bekletilir. Elazığ, Sivas, Diyarbakır, Bursa, Akhisar ve köylerinde gelin, ellerinde mumlar taşıyan yedi kızın arkasından içeriye girer ve ortaya oturtulur.. Evvelden “kına kağnısı” veya “kına” arabası ile gelmiş olan güvey tarafının hediyeleri ortaya çıkarılır, dualar ve övgüler arasında geline sayılır (çünkü gelin bunlara bakmaz). Kadınlar türküler çağırır, oynarlar. Bu arada da kınanın gelmesi beklenir. Kına gecesi gelin oynarsa, o sene buğdayın bereketli olacağı, gelinin çok çocuk doğuracağı gibi inançların bulunduğu yerlerde, geline çok oynaması için yalvarılır.. Kayseri köylerinde yaygın olan bu inanca karşı gelinin direnmesi usuldendir. Ankara, Niğde ve Muğla’da gelini ağlatmak için acıklı türküler söylenir, gelinin ağlayıp ağlamadığını anlamak için bir yakını arada bir gözlerini siler. Kastamonu’da ağlamayan gelin koca istemiyor demektir, bu yüzden gelinin mahçup olmaması için, kız arkadaşları başına toplanır, onu ağlamaya teşvik eder ve şu türküyü söylerler:
Ak yanı yastık yastık altı minder oğlan anası
Allar giyer, mor bağlanır oğlan anası
Boynu buruk, benzi çalık kız anası
Atladı geçti eşiği oğlan anası
Sofrada kaldı kaşığı kızın anası

Misafirlerden para toplamak adeti ise hemen hemen her bölgede görülür. Bu şekilde düğün evi düğün masraflarının birazını çıkarmış olur.. Eşikte bir çocuğun tuttuğu kutuya geçen herkes gönlünden kopan parayı atar, yada Menemende olduğu gibi gelin tepsi ile dolaştırılır. Maraş’taki bir adet ise kına şerbetinden içen herkes belli bir parayı bardağın dibine bırakmaktır.

Gelin evinde bunlar olurken, güvey tarafı kına getirmek için yola çıkar. Kayseri ve Niğde’de yolda başka bir kına alayına rastlanması uğurlu sayılır, ve usulden iki alay döğüşürler. Kazanan yoldan ilk geçecektir ve onların geline daha mesut olacaktır. Güvey ve erkek akrabaları gelin evine komşu bir evde ağırlanırlar. Kadınlar ise eğlencelere katılırlar..

Kayınvalide ve gelinin annesi ağlaşırlar. Maraş’ta kınayı kaynananın basması gerekir ve pazarlı üzere geline altın takar. Güvey tarafından kimsenin katılmadığı yörelerde aileden yaşlı bir kişi kınayı basar. Çoğu zaman kınayla gelinin avucuna birde altın basılır. Kütahya’da gelinin sol el ve ayağına kız tarafı, sağ el ve ayağına erkek tarafı kınayı basar. Geline kına yakıldıktan sonra gelinlik çağı gelmiş diğer genç kızlarda kısmet getirmesi dileği ile artan kınayı yakarlar Kına yakılırken gelin ağlamaya devam eder. Bolu’da kadınlar:

Altın tas içinde kına ezilsin
Sabah olsun güzel yüzün yazılsın
Görümceler etrafına dizilsin
Gelinim kınan kutlu olsun
Burda dirliğin tatlı olsun

diyerek gelinin ellerini ve ayaklarını, boyanın oturması için bezlerle bağlarlar. Eğlentiler geç vakitlere kadar devam eder. Gündüz tertiplenen eğlentilerde akşam üstü, oynamaktan yorulmuş misafirlere yemek verilir. Çivril’liler bu yemeği “yat geber” diye bilirler.
Muğla, Kayseri ve Niğde gibi yörelerde güveye ve sağdıçına da kına yakılır. Bu merasimde kına yakma muhtar veya kaymakama aittir. Sembolik bir şekilde yakılan kına gelinde gelen bir mendille sarılır.

Bir sonraki yazımızda buluşmak ümidi ile ….
Bu konuda referans olarak Boğaziçi Üniversitesi‘ nin “Folklora doğru” dergileri alınmıştır.