Ana sayfa Haberler KUYUDAKİ GERÇEK

KUYUDAKİ GERÇEK

4404
0
PAYLAŞ

Bir efsaneye göre, Gerçek ve Yalan günün birinde buluşmaya karar vermişler. Pırıl pırıl bir günde buluşmuşlar. Selamlaştıktan sonra Yalan gülümseyerek, ” bugün hava çok güzel” demiş. Yalan’ın doğruyu söylediğine inanamayan Gerçek, ona şaşkınlıkla bakmış ve gözlerini gökyüzüne kaldırmış. Gün, gerçekten de çok güzelmiş… Yine de Yalan’ın doğru söylemesine anlam verememiş. Bunun altından mutlaka bir kötülük çıkacağını düşünüp temkinli davranmış.
Yürüye yürüye bir kuyunun önüne kadar gelmişler. Bu sürede Yalan hep doğru konuşmuş. Birlikte gayet güzel zaman geçirmişler. Suyun yanına geldiklerinde Yalan, “su çok güzel, birlikte girip serinleyelim!” demiş. Gerçek bir kez daha şüpheci bir şekilde suya dokunmuş, su gerçekten de çok güzelmiş. İkisi birlikte soyunup kuyuya girmişler.
Gerçek’in bir anlık dalgınlığından faydalanan Yalan hızla sudan çıkmış; kendi kıyafetlerini orada bırakıp onun kıyafetlerini giyerek kaçıp kayıplara karışmış. Kızgın Gerçek, kuyudan çıkmış. Yalan’ı bulmak ve kıyafetlerini geri almak için her yerde onu aramış. Fakat insanlar ÇIPLAK GERÇEK görmek istememişler. Gittiği her yerde hor görülmüş, nefretle kovalanmış. Zavallı Gerçek çaresiz kuyuya geri dönmüş.
İşte o zamandan beri Yalan, dünyanın her yerinde Gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşamaktadır derler. Sadece çocuklar bilirmiş onu Yalan olduğunu.
Kıssadan hisse: Yalanlar, kötülükler, hainlikler hiçbir zaman tüm çıplaklığıyla gelmezler. Kendilerine uydurdukları güzel bir maske, yanıltıcı bir perde ile karşılarlar insanları. O yüzden gerçeğin çıplaklığından rahatsız olan insanlar, yalanlarla avunur. Oysa bize yardımcı olacak, bizi ileriye taşıyacak olan gerçektir. Bize düşen, bunun bilinciyle çıplak gerçeği kuyudan çıkarmaktır.

Jean-Léon Gérôme

(11 Mayıs 1824 – 10 Ocak 1904),
Fransız ressam, heykeltıraş ve öğretmen.

Tarihsel ve oryantalist stilde resimler yapmıştır. Oryantalizm akımının en önemli sanatçılarındandır. Yaşamının son 25 yılında heykelle de uğraşmıştır.
Osman Hamdi Bey, Şeker Ahmet Paşa ve Redon gibi ünlü ressamların öğretmeni olmuştur.

Birçok ressamın aksine fotoğrafçılığı hoşgörüyle karşılamış ve fotoğraf sayesinde gerçeğin kuyudan çıkabileceğini söylemiştir.