Ana sayfa Haberler Ayın Yazarı ONUR ÇAKA/ BİR BAŞKA DİYET PROGRAMI DAHA MI?

ONUR ÇAKA/ BİR BAŞKA DİYET PROGRAMI DAHA MI?

4053
0
PAYLAŞ

İlk baştan bir uyarıda bulunmak istiyorum. Genelde çoğu yazıda, makalede ya da diet programında tekrar tekrar söylenen bir giriş cümlesi vardır:
“Kilo verememek sizi suçunuz değil, o yüzden birazdan anlatacağımız bu muhteşem hile ile hiç olmadığınız kadar fit olacaksınız!”
Kusura bakmayın ancak gerçekler böyle değil, kilo vermek tamamen size bağlı, sizin kontrolünüzde olan bir süreç ve verememek yine sizin suçunuz!
Kilonuzdan veya görüntünüzden memnun değilseniz, ilk aşama aslında en zoru: durumu kabullenmek. Bunu ne kadar çabuk kabullenirseniz, kilo vermeye, yaz aylarına kadar istediğiniz kıyafete girmeye o kadar çabuk başlarsınız.
Bu sebeple, “10 MADDEDE HIZLI KİLO VERMEK”, “6 HAFTADA KARIN KASLARINIZ ÇIKSIN” başlıklı makale ve blogları şu an kapayın ve istediğiniz değişim için bugünden hareket etmeye başlayın.
Bugün harekete geçin! Kilosunu kontrol altında tutmak ve düğünde o elbiseye girmek isteyenler, yazının devamını okuyabilirler.

Diyet dünyasının en büyük sırrı: Aslında her diyet işe yarar!
İnanmak zor mu geliyor? Biraz da gerçeklerden bahsedelim.
1964 yılında Oakland, California’daki Tıbbi Araştırma Enstitüsünde (Institute for Medical Research) obezite hastalarında çeşitli besinlerin kilo kaybına olan etkisi üzerine bir araştırma yapılmış.
Obeziteden muzdarip 5 hasta gözetim altında araştırmaya dahil edilmiş. Her bir katılımcıya 10 hafta boyunca aynı miktarda kalori içeren ve çoğunlukla sıvıdan oluşan bir beslenme formülü uygulanmış. Katılımcının durumuna göre günlük alınan kalori 800, 850 ya da 1200kcal olmuş.


3, 4 haftada bir araştırmacılar formüldeki protein (%14’ten %36’ya), yağ (%12’den %83’e) ve karbonhidrat (%3’ten %64’e) oranını değiştirmiş.

Araştırmaya katılan BÜTÜN KATILIMCILARIN besinlerin türü ve içeriğinden bağımsız olarak, yani yağ veya karbonhidrat miktarı yüksek olsun ya da olmasın, sabit hızda kilo kaybettikleri görülmüş. Yani önemli olan asıl noktanın yaratılan kalori açığı (calorie deficit) olduğu sonucuna varılmış.
Araştırmanın bulguları, aynı zamanda araştırmanın başlığı olmuş: Kalori Miktarı Önemlidir (Calories Do Count, Laurance W.Kinsell et al, 1964).

2009 yılında yapılan benzer bir deneyde çıkan sonucu aynen aktarıyorum:
“Kalorilerin kısıtlandığı diyetler, içerdikleri besin oranları ne olursa olsun klinik olarak anlamlı kilo kayıpları ile sonuçlanmaktadır.” (Comparison of weight-loss diets with different compositions of fat, protein, and carbohydrates, Sack FM et al, 2009)

Aldığınız kalorileri kontrol ettiğiniz müddetçe öyle ya da böyle bütün diyetler işe yaramaktadır. Birkaç örnek zamanı:
“Intermittent Fasting” diye geçen, Aralıklı Oruç diyetleri sizi belli bir zaman aralığında yemeye yönelterek kalorinizi kısıtlamayı hedefler. En yaygını 16 saat yemeyip, kalan 8 saatte kalorilerinizi tamamlama üzerine kurulu olandır.

Veya Dönüşümlü Oruç olarak da adlandırılan Alternate Day Fasting, bir gün tek öğün yiyip, ertesi gün bir şey yememeniz üzerine kurulu bir diyet.

Düşük karbonhidratlı diyetler (Low Carb Diets) aldığınız karbonhidrat miktarını büyük ölçüde kısıtlayarak daha az kalori almanıza olanak sağlıyor. Örneğin ekmek, pilav ya da hamur işi yiyecekleri azaltarak.
Ya da karbonhidrat alımını komple sıfırlayan ketojenik diyetler gibi.

Vegan diyetler sadece sebze meyvelere odaklanırken, Paleo tarzı diyetler işlenmiş her türlü gıdadan uzak durmanız prensibi üzerine kuruludur.


Özetlemek gerekirse, bütün diyetler alınan kalorilerin bir şekilde kısıtlanması, kontrol edilmesi prensibine göre çalışır.


Asıl sorun da burada ortaya çıkmakta. Siz aslında diyet yapmakta başarısız değilsiniz, siz, uzun vadede diyeti devam ettirme konusunda başarısızsınız. Kilo vermek istiyorsanız size zor gelmeyecek ve yarıda bırakmayacağınız bir diyet bulmanızda fayda var.