Pandeminin süresi uzadıkça, koronavirüsün sağlığımız üzerindeki etkileri giderek daha net şekilde ortaya çıkıyor. COVİD-19 virüsü geçiren çoğu insan günümüzde birkaç hafta içinde iyileşse de, artık daha uzun vadeli etkileri olabileceğini biliyoruz.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından “COVİD-19 Sonrası Durum” olarak sınıflandırılan uzun süreli COVİD, genellikle ilk semptomlardan birkaç ay sonra ortaya çıkan ve yaklaşık 3 ay süren yorgunluk, nefes darlığı ve bilişsel işlev bozukluğu gibi çeşitli semptomlar olarak tanımlanıyor.
Yakın tarihli araştırmalar, ilk COVİD-19 enfeksiyonu nedeniyle hastaneye kaldırılmayan kişilerin yaklaşık %30 ila %40’inin 12 haftadan sonra hala semptomlar bildirdiğini gösteriyor. Kimi hastalarda, akut hastalık dönemi atlatıldıktan sonra nefes darlığı, nörolojik bozukluklar, ani kusma vakaları veya şiddetli baş dönmeleri gibi farklı semptomlar ortaya çıkabiliyor.
Kanada Halk Sağlığı Kurumu (PHAC), uzun süreli COVİD’nin 100’den fazla potansiyel semptomunu raporlamıştır ve en yaygın olanlar yorgunluk, hafıza sorunları, kaygı, depresyon ve hatta travma sonrası stres bozukluğu olarak gösterilmiştir. Uzun süreli COVİD-19 semptomlarından kaç kişinin etkilendiği henüz belli değil. Dünya Sağlık Örgütü’nün ilk verilerine göre bu sayı virüs bulaşanların yüzde 10 ila 20 olabileceğini belirtmişti, ancak daha güncel araştırmaların aslında bunun yüzde 50 olabileceğini gösterdi.
Uzun Covid’in sık bildirilen semptomları neler:
Yetişkinlerde görülen en yaygın semptomlar şunları içerir:
• Tükenmişlik
• Hafıza sorunları
• Uyku bozuklukları
• Nefes darlığı
• Endişe ve depresyon
• Genel ağrı ve rahatsızlık
• Düşünme veya konsantre olma zorluğu
• Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)
Çocuklarda ise bilinen en yaygın belirtiler şunlardır:
• Tükenmişlik
• Nefes darlığı
• Konsantrasyon eksikliği, bilişsel zorluklar veya deliryum (kafası karışmış veya yönünü şaşırmış zihinsel durum)
• Baş ağrısı
• Karın ağrısı
• Kas ağrıları ve ağrıları veya eklem ağrıları
• Uyku sorunları
Çocuklarda COVİD-19 sonrası durum hakkında hala bilinmeyen çok ve ne sıklıkla meydana geldiğine dair araştırmalar halen devam etmekte.
COVİD-19 sonrası sendromu semptomları yetişkinlerde çocuklara ve gençlere göre daha yaygın olduğu görülüyor. Bununla birlikte, herhangi bir semptomu olmayan veya COVİD-19 ile hafif hastalığı olan kişiler de dahil olmak üzere, COVİD-19’a yakalanan herkesin uzun vadeli etkileri olabileceği belirtiliyor.
Peki bu COVİD-19 sonrası sendromu için risk faktörleri neler?
Amerika’da virüse yakalandıktan sonra 2-3 ay boyunca 309 katılımcıyı izleyen bir çalışma uzun süreli COVİD riskini artıran dört faktör belirledi:
• Daha yüksek viral yük
• Yanlışlıkla vücudun kendi dokularına saldıran belirli otoantikorların varlığı
• Epstein-Barr virüsünün (EBV) yeniden etkinleştirilmesi
• Tip 2 diyabetli olmak
Başka bir çalışma ise, ileri yaş, kadın olma ve önceden var olan sağlık koşullarına sahip olmanın da uzun süreli COVİD ile bağlantılı olduğunu buldu.
Diğer etkenler ise:
• Büyük ölçüde hastalığın şiddeti,
• Hastanede kalış süresi,
• Enfeksiyon anındaki yaş ve akciğer hastalığı,
• Astım, diyabet gibi önceden var olan kronik hastalıklar
Günlük hayatı etkileyebilen aşırı yorgunluk ve bilişsel etkilere değinelim:
Health Canada’ya göre COVİD-19 sonrası durumu yaşayan bireyler, genellikle anksiyete, depresyon ve TSSB dahil olmak üzere zihinsel sağlıkları üzerindeki etkileri bildirmektedir. Ayrıca “beyin sisi” olarak belirtilen durum; aşırı yorgunluk belirtileri, bitkinlik, isteksizlik ve konsantrasyon bozukluğu şeklinde kendini gösterebiliyor.
COVİD-19’un uzun vadeli bilişsel ekşikliklere nasıl neden olabileceği hala tam olarak belli olmasa da araştırmalar bunun bağışıklık sisteminin inflamatuar yanıtından kaynaklanabileceğini gösteriyor. Beyne yetersiz oksijen veya kan akışı, kan pıhtılaşması ve mikroskobik kanama da olası faktörlerdir. Ayrıca virüsün etkilerinin kan akışını azaltarak beyne zarar verebileceğine dair bazı kanıtlar da var.
Cambridge Üniversitesindeki araştırmacılar; uzun süreli COVİD nedeniyle bilişsel bozulmanın 20 yıl yaşlanmaya veya 10 IQ puanı kaybetmeye eşdeğer olduğunu söylüyor. Mart-Temmuz 2020 arasında bir hastanede COVİD-19 tedavisi gören 46 kişinin verilerine baktılar ve bunları eşleşen bir kontrol grubuyla karşılaştırdılar. Hastanede kaldıktan altı ay sonra araştırmacılar, hastaları ve kontrol grubunu hafızalarını, dikkatlerini ve akıl yürütmelerini ölçmek için bilgisayarlı bir test ile kontrol grubuyla karşılaştırdılar. Sonuç olarak COVİD-19 ile hastaneye kaldırılanların daha az doğru olduğunu ve testte daha yavaş yanıt süreleri sergilediklerini buldular.
Tüm bu belirtilen semptomların günümüzde maalesef direk Uzun Covid ile ilişkilendirmek ve onlardan ayırt etmek zor. Şu anda COVİD-19 sonrası durumu önlemenin en iyi yolu, enfekte olmaktan kaçınmak için önlemler almaktır. Bu, aşı olmak ve halk sağlığı önlemlerini takip etmek gibi önlemleri içerir.
Erken kanıtlar, 2 veya daha fazla dozla aşılamanın, enfekte olması durumunda COVİD-19 sonrası durum geliştirme riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.
COVİD-19 sonrası durumunuz olduğunu düşünüyorsanız, belirtilerinizi nasıl yöneteceğiniz konusunda mutlaka sağlık uzmanınızla görüşün. Sağlıklı beslenme, düzenli uyku ve dinlenme, meditasyon, nefes egzersizleri, doktor önerisiyle alınabilecek bağışıklık güçlendirici takviyelerin de faydalı olduğu belirtiliyor.
Referanslar:
https://www.canada.ca/en/public-health/services/diseases/2019-novel-coronavirus-infection/symptoms/post-covid-19-condition.html
https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S258953702200147X#bbib0026
https://www.cell.com/action/showPdf?pii=S0092-8674%2822%2900072-1
https://journals.sagepub.com/doi/full/10.1177/01410768211032850
https://journals.sagepub.com/doi/full/10.1177/01410768211032850
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC8233978/
https://journals.sagepub.com/doi/full/10.1177/01410768211032850






